Uğur Kocamaz

fb

 

 Cinsiyet  Erkek
 Örgütlenme  Gaziantep Toplum Gönüllüleri
 Eğitim Durumu Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği

 

1- Toplum gönüllüleri Vakfı Deneyimi

1.1.TOG ile tanışma hikayeni paylaşır mısın ?

Toplum Gönüllüleri Vakfı ile Gaziantep Üniversitesi’nde ki örgütlenmeleri aracılığıyla 2013 yılında tanıştım. Arkadaşlarım aracılığıyla girdiğim bu yeni toplulukta beni etkileyen durum aldığım anahtar eğitimleri ve toplulukta yer alan gönüllü arkadaşların neşesi, dinamiği, ruhu kısacası enerjileri olmuştu.

1.2.TOG içerisinde yer aldığın etkinlik / faaliyetlerden bahseder misin ? (Yerel, Ulusa, Uluslararası)

– Okul yenileme çalışmaları

– Kütüphane yenileme çalışmaları

– Anahtar Eğitimleri(3 kez, utangaç maymun ifadesi)

– Çocuk Hak Temelli Eğitim (katılımcı)

– Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Eğitimi (katılımcı)

– Yaşam Evi ve Huzur Evi Ziyaretleri

– GSK – İyi Gelecek Sağlıklı Gençlik Hareketi Eğitimleri (katılımcı)

– Dove Özgüven Projesi Kendime Güveniyorum Eğitimi (kolaylaştırıcı)

– Erkeklik İstisnai Bir Durumdur Fotoğraf Sergisi (katılımcı)

– 27.Gençlik Konseyi (örgütlenme temsilcisi)

– Etkinliklere kaynak desteğinde bulunma

– Gençlik ve Sosyal Haklar Ulusal Yaygınlaştırma Eğitimi (Hayat Zor Kutu Oyunu Oynatıcısı)

1.3.Eğer varsa, TOG içerisinde aldığın sorumlulukları yazar mısın ?

Eğitim Sorumluluğu – 2016

Proje Sorumluluğu – 2016

Eş Koordinatörlük – 2017

Organizasyon Sorumluluğu – 2018

1.4.Toplum Gönüllüsü olarak başına gelen ve paylaşmak istediğin ilginç bir hikaye var mı ?

İlginç bir anı mı siz karar verin J Gaziantep Toplum Gönüllüleri ile ilk tanıştığım sıralar üniversite de Genç Katılım Kolu’nun başkanlığını yürütüyordum. Acemi Gönüllüler, Gaziantep Toplum Gönüllüleri ve Genç Katılım Kolu olarak üç topluluk ortaklaşa 23 Nisan kapsamında aynı gün içinde Gaziantep’in dezavantajlı bir mahallesinde bulunan üç farklı okula sosyal fayda sağlamaya gidecektik. Okullardan birine kıyafet, diğerine kitap ve kırtasiye malzemeleri, bir diğerine ise çeşitli kostümlerle etkinlik gerçekleştirme desteğinde bulunacaktık. Hazırlık aşamalarında üç topluluk kaynaşma noktasında sıkıntı yaşıyordu. Özellikle kostümlerin kimin giyip giymeyeceği konusun da. Beklenmedik bir anda Toplum Gönüllüsü olan arkadaşlardan bir kaçı kostümleri giyerek hemen role girdiler. Bu durum diğer iki toplulukta bir motivasyon yaratmakla birlikte o gün muhteşem bir ekip ruhu oluşmuştu. TOG’a beni çeken ilk durum bu olmuştu. Lakin daha sonraları TOG içinde aktif olmaya başladığım da sorumlu ekipten kaynaklı hiyerarşik bir yapı vardı ve bu durum beni ister istemez soğutmaya başlamıştı. Bir süre sonra TOG’dan ayrılmıştım. Anahtar eğitimlerinden sadece beyaz anahtarı almamıştım ve bu anahtarı almak için aradan geçen bir süre zarfından sonra tekrardan TOG’a katıldım. Hiyerarşik yapının önceki zamana göre epey azaldığını gördüm. Ve toplulukta yer alan yeni gönüllüler enerji doluydu. Bu durum beni tekrardan TOG’a kazandırmıştı ve içinde yer aldığım ulusal projeler ile TOG’a daha da bağlanmıştım. Bu yüzden okulu bile uzattım.(utangaç maymun ifadesi)

2. Sivil Alan Deneyimi

2.1 Varsa, farklı sivil toplum kuruluşlarındaki deneyimlerini paylaşır mısın?

TMMOB Makine Mühendisleri Odası – Gaziantep Öğrenci Üye Komisyonu

Gaziantep Üniversitesi Genç Katılım Kolu (topluluk başkanlığı)

Gaziantep Üniversitesi Genç Tema ve Çevre Topluluğu (organizasyon sorumlusu)

Gaziantep Üniversitesi Fikir Araştırmaları Topluluğu (topluluk başkanı)

Bitter Noa Öğrenci Kariyer Merkezi (organizasyon sorumlusu)

 2.2.Dünya’da ve Türkiye’de sivil toplumun rolüne dair düşüncelerinden bahseder misin ?

Dünya’da özellikle Avrupa ve İskandinav ülkelerinde sivil toplumun, toplumsal sorunların çözümü adına yaşadıkları ülkenin yurttaşları olarak içinde bulundukları sürece katılım sağlamaları günden güne bir artış göstermektedir. Dinamiğini içinde barındırdığı farklılıklar ile ortak fayda sağlamaktan alan sivil toplum, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kendisini farklı alanlarda göstererek hedef kitlesinde farkındalık yaratmaya çalışmaktadır. Türkiye’de ise her geçen gün ihtiyaç duyulan sivil toplumun gücü, toplumsal sorunların çözümü için gereken ihtiyacı karşılayamamaktadır. Süreç neden böyle diye insanların STK’lara karşı olan önyargıları başta olmak üzere bir sürü neden sayılabilir. Lakin daha çok çözüme yönelim sağlanmalıdır. Türkiye’nin sivil toplum alanında kendini geliştirebilmesi için STK’ların birbirleri ile ve kamusal alanlarındaki paydaşlıklarını artırıp, kendilerini topluma daha çok yansıtıp onlarla daha çok iç içe olmalıdırlar.

2.3.TOG’un Türkiye’nin değişimindeki rolü sence ne olmalıdır ?

3 ana başlık altında cevaplamak gerekirse bu rol, bireylerin sahip olduğu hakların farkında olmalarını sağlamak, gençlerin her alanda aktif bireyler olmasını sağlamak ve aynı toplum da farklılıklarla yaşayan herkesin sevgi ve saygı bütünlüğü içinde toplumsal barışı özümsemelerini sağlamak olmalıdır.

2.4.TOG’un Türkiye’de sivil toplumdaki rolü sence ne olmalıdır ?

TOG’un bu alanda ki rolünü yerine getirdiğini düşünüyorum. İlave olarak diğer kamu, özel ve STK kuruluşlarıyla danışmanlık yapma öncülüğünde iş birliğini artırarak, sivil toplumun daha aktif bir hale gelmesini sağlayabilir.

3.Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ilgili düşüncelerin…

3.1.Yönetim Kurulu üyesi olmak istiyorsun, nedenlerini paylaşır mısın ?

5 yıla yakındır içinde yer aldığım farklı öğrenci toplulukları, STK örgütlenmeleri ve kişisel girişimli faaliyetler sonucunda belli başlı deneyimler kazandım. Ayrıca bu doğrultuda eksik olduğum yönlerin farkına varırken, hangi alanlarda daha çok motivasyon sahibi bir birey olduğumu da fark ettim. Sivil toplum alanındaki çalışmalara devam ederek bu alanda profesyonelleşmek adına, içinde bulunduğum ortamın bir adım ötesine geçip, bildiklerimi paylaşıp bilmediklerimi öğrenip yaygınlaştırarak sivil toplumun farkındalığını bireylere kazandırmak adına yönetim kurulu üyesi olmak istiyorum.

3.2.Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 5 yıl sonra nerede görmek istiyorsun ?

Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 20.yılında, halen içinde bulunduğu bütün çalışmaların devamı doğrultusunda vizyonunu yarılamış, kamusal ve sivil alanda kendisinden söz ettiren bir vakıf olarak görüyorum. Hatta sosyal faydanın başkenti de diyebiliriz J

3.3.TOG’da nelerin değişmesinin gerektiğini düşünüyorsun ve neler olduğu gibi değişmeden kalmalı?

15 yıllık süreçte gençlerin girişimci yönünü ön plana çıkartarak onların enerjisiyle birlikte binlerce projeye imza atıp binlerce insana dokunup sosyal fayda sağlayan bir vakıf olan TOG’da, bu süreçte sabit olarak izlenen değer ve ilkelerin değişmemesi ve korunması lazım. Çünkü uzun soluklu olan bu süreç değişmeyen bu ilke ve değerlerin bir sonucudur. Değişmesi gereken durum ise TOG çatısı altında gerçekleştirilen ilk oryantasyonlar daha uzun süreli ve daha geniş içeriklerle yapılmalı. Örneğin Sarı Anahtar eğitimi TOG’un oryantasyon eğitimi ama çok kısa tutuluyor. Ulusal ve uluslararası bir çok alanda faaliyet gösteren bir vakfın kendisini ve bağlı olduğu sektörü tanıtacak ilk eğitimi daha uzun bir sürede gerçekleştirmesi, gençlerin TOG’u konusunda daha çok aydınlanmasını sağlamakla birlikte onlarda ki dinamiği artıracaktır.

3.4.TOG’un ilkeleri ile ilgili düşüncelerin neler?  İlkelerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasına dair önerilerini paylaşır mısın ? 

TOG’un 6 farklı ilkesinin her biri ayrı bir güç ayrı bir değer taşıyor ve birbirleri ile denge halindeler. Bir zincirin halkalarına benzetebiliriz. Birisi kopsa bütün zincir kuvvetini yitirir. Aynı zamanda bu ilkeler ne bir eksik ne bir fazla düşüncesindeyim. TOG Vakfı’nın 15.yılına girmiş olması bu düşüncemi somut olarak destekliyor olsa gerek J Bu ilkelerin benimsenmesi bireyin kendi iradesine bağlı bir durum diye düşünüyorum. Toplum gönüllüsü bir genç olarak bu ilkeleri sadece TOG çatısı altında değil, kendi hayatımın her alanında uygulamaya çalışıyorum. Ancak böyle bir durumda ilkeler gerçek anlamını kazanmış olur. Birey üzerinde ilkelerin benimsenmesi için bir farkındalık oluşturmak adına sadece ilkeler üzerine bir atölye oluşturulabilir ya da sarı anahtar eğitimin de ilkelere daha geniş yer verilebilir. Mesela TOG İlkeler Haftası gibi bir isim altında bir proje gerçekleşmesini isterdim. Haftanın 6 gününün her birinde bir kaç saatlik zaman dilimi ile bir ilkeye yer verilerek çeşitli konuşmalar, atölyeler veya paylaşım ortamları oluşturulabilir. Haftanın son günü ise ilkelerin hepsi ele alınarak ortak bir sunum oluşturabilir. Böyle bir proje sonunda ilkelerin daha çok benimseneceği ve yaygınlaşacağı kanaatindeyim.

4.Kendine Dair…

Kendini olumlu ve olumsuz yönleriyle anlatır mısın?

Olumlu yönlerim: Her şeyden önce belli başlı değerlere ve prensiplere sahip olan bir bireyim. Hayatımın hemen hemen her alanın da bunları uygulayarak hareket etmeye çalışıyorum. Yeni insanları tanımaktan ve onları dinlemekten öğreneceğim yeni hikayeler, öğrenimler ve paylaşımlar adına keyif alıyorum. İnsan ilişkilerine önem veriyorum. İnsanları sahip oldukları ortak değerler doğrultusunda ortak bir payda da buluşturarak güçlü bir sosyal ağ kurabiliyorum. Bugüne kadar edindiğim deneyimler ile olaylara çözüm odaklı yaklaşarak kriz ortamını asgari ortamda tutmayı sağlayabiliyorum. Son olarak yaratıcı düşünceye önem verdiğimden dolayı bulunduğum ortamda konuşulan konu üzerine yenilikçi yaklaşımlar ile sıra dışı fikirler sunabiliyorum.

Olumsuz yönlerim: Çok sabırlı birisi olmama rağmen çok basit durumlarda istemsizce gerilebiliyorum. Ama çok uzun sürmüyor 🙂

2 Comments
    • Müzikle uğraşıyorum ve yaklaşık 9 senedir bağlama enstrümanını icra ediyorum kendimce. İlk öğrenmeye başladım dönemler de çevremde ki profesyonel insanlara imreniyordum. ”Ben de acaba bir gün onlar gibi sahne alacak mıyım?” diyordum kendi kendime. Başladıktan 2 sene sonra ilk konserime çıkmıştım. Ve o gün anlamıştım ki bir şeyi istemek ve o şey de kararlı olmak, hayallerini önüne seriyordu 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir