Hande Büber

fb

 Cinsiyet Kadın
 Örgütlenme BeyazıTOG
 Eğitim Durumu Öğrenci

1- Toplum gönüllüleri Vakfı Deneyimi

1.1.TOG ile tanışma hikayeni paylaşır mısın ?

2015 yılının sonbahar rüzgârının aylardan Ekim günlerden Cuma bir akşamüstü staj çıkışında, olur ya hani dersin bazen bugün Cuma hafta sonu geldi dersin işte ben o gün rüzgârın estiği yönü hissettim ve takip ederek rüzgâr karşıma birini çıkardı ve onunla konuşmaya başladım ve “Ankara Toplum Gönüllüleri Koordinasyon Merkezinde çalıştığını öğrendim ve rüzgârımın yönünden dalgalarının fısıltısını takip ederek tam üzeriden 1 ay geçmişti tam olarak ben “02.12.2015 14:33” sularında ben bu rüzgârımın ilhamının peşindeyim. Uzun uzun anlatacak bir gönüllülük hikâyem yok ama ben sadece bu rüzgârın ilhamının peşindeyim. Toplum Gönüllüleri ofisinden BeyazıToga yönlendirildim. Meslek Yüksekokulu öğrencisi olduğum için. Ve tanıdığım ve daha fazlası ile tanımam gereken insanlar var olduğu düşüncesindeyim. Ayrıca Handeyi de herkesin tanıması lazım olduğunu düşüyorum. Aslında bir şey itiraf edeyim mi size; Hande aslında kendinden öte başka bir Hande olma yönünde adımlarını atmaya başlayan Hande bırakın başkasının tanımayacağını Hande kendisinin bile kendisini tanımadığından şüphe duyan Hande aslında son geçen 3 yıl içerisinde bir insanın kendisini tanıma oranı nedir bilmiyorum ama Handeyi, herkesten her şeyden daha çok tanıma fırsatı yakaladım ve içimde derinliklerde bir yerde gerçek Hande var ve ben bu Handeyi TOG ile yakalama fırsatında bulunarak gerçek handenin peşindeyim. Benim öyle sayfalarca anlatacak bir şeyim yok ama anlat dersen anlatmaktan da kaçınmam. Nerede kalmıştık? TOG ile ruhumun derinliklerinde saklanan Handenin peşindeyim. Aslında benim TOG ile tanışma hikâyem rastlantıdan öte bir şeydi ve beni gün geçtikçe içine doğru çeken bir güç var ve ben buna Hayır diyemiyorum sadece Rüzgârının peşinde olan Hande rüzgârlı bir ilhamının peşinde…

1.2.TOG içerisinde yer aldığın etkinlik / faaliyetlerden bahseder misin ? (Yerel, Ulusal, Uluslararası)

BeyazıTog içinde bir proje vardı adı da “Kalpler 1 Lösemi 0” ilk katıldığım ilk etkin olduğum projeydi. Sonra gönüllülük sürecin içinde kendimi hissettikçe Toplum Gönüllülerinin sonsuzluğunun en derinliklerinde kendimi bulmaya başladıkça kendimi Toplum Gönüllülerinin bir ailesinin üyesi olduğumu hissettikçe; Toplum Gönüllüleri bir etkinlik çağrısında bulunmuştu TogBazar gönüllülük çağrısı idi o an orada olmam gerektiğini hissettim ve başvuruda bulundum ve Toplum Gönüllüleri sayesinde orada tanımadığım daha öne hissetmediğim hisleri hissettiğimi fark ettim. Toplum Gönüllüleri sayesinde 4. Atağıma doğru adım attım. Daha yeniyim bu yollarda ama bazı hisleri sizlerle beraber yaşayarak hissetmek başka bir his olduğunu fark ettim. Ve son olarak İstanbul 2017 Maratonunda Toplum Gönüllüleri için koştum veya yürüdüm. Aslında ben bu maraton bağış süresi içinde “İnsanlarla nasıl daha iyi iletişim kurulur” onu deneyim içinde bulundum. Tanıdıklarımdan daha çok tanımadıklarıma “instagram” kişisel sayfamdan takip ettiğim tanımadığım insanlarla iletişime geçerek samimiyetimin içtenliği ile onlarla iletişime geçtim. Olumlu ya da olumsuz bir yanıt alsam da sonuç ne olursa olsun “Teşekkür ederim” demesini öğrendim.

1.3.Eğer varsa, TOG içerisinde aldığın sorumlulukları yazar mısın ?

İstanbul Üniversitesi / BeyazıTog da 2016-2017 dönemi içerisinde İletişim Sorumlusu olarak yer aldım.

1.4.Toplum Gönüllüsü olarak başına gelen ve paylaşmak istediğin ilginç bir hikaye var mı ?

BeyazıTog da “Kalpler 1 Lösemi 0” projesinde dönemin başlarında hastanelerde projemiz üzerinde etkinlikler yapmak için beni bir hastaneye yönlendirildim aslında bu hastaneye gitmeyi kendim seçmiştim ama o hastaneyi o listeye koyan arkadaşlarım sayesinde seçtim ve hayatta yeni bir şey öğrendim o an; öyle bir hastane seçmiştim ki sırf adının verdiği ayrı bir havasından dolayı ama gerçekten ayrı bir havası var; geliyor hastanenin adı “İtalyan hastanesi” neden ilginç bir anı olarak bunu paylaştığımı anlamışsınızdır hastanenin adını paylaştıktan sonra, bir de İtalyan hastanesi diye Galata da bulunan “Özel Sen Jorj Avusturya Hastanesinde” kendimi buldum. Ve oranın olmadığını fark edince oradan kendimi yollar üzerinden sora sora dağlardan, bayırlardan giderek “İtalyan hastanesine” gittim ve vardığımda ise hastanenin kapıları kapalı çevresinde içinde insan yok hastanenin orada ki büfeye girdim ve bu hastanenin girişi nerede diye sordum ve adam bana hastane kapalı, yaklaşık 2 senedir kapalı dedi. Ve ben oradan su aldım, üzerine ancak bir şişe su içilir dedim ve suyumu içerek ayrıldım oradan.

İlginç bir deneyim ama komik bir deneyimin içinde bulduğum anlardan birisiydi sadece.

2. Sivil Alan Deneyimi

2.1 Varsa, farklı sivil toplum kuruluşlarındaki deneyimlerini paylaşır mısın?

Bu bana eksi olarak geri dönüş yapabilir ama sivil toplum kuruluşlarında ki deneyimim olarak Toplum Gönüllüleri Vakfı benim ilk deneyimlerimi yaşadığım yer. Aslında deneyimden kastettiğim bir his vardı içimde bir yerlerde onu ne olduğunu bilmiyordum ama hislerimi hissettiğim iyi bir deneyim olarak ilklerimden birisiydi sadece.

 2.2.Dünya’da ve Türkiye’de sivil toplumun rolüne dair düşüncelerinden bahseder misin ?

Aslında Dünyanın her tarafından ve özellikle Türkiye’de sivil toplumu değerlendirirsek benim bununla ilgili bir sorum var. Evet, Dünyanın her yerinde Sivil Toplum denilen bir şey var ama “Dünya üzerinde sivil toplumu benimseyen ülkeleri en azından konuyu ele alırsak “Dünya üzerinde Avrupa ülkelerini mi Türkiye’ye benzetmeye çalışıyoruz, yoksa Türkiye’yi mi bu Avrupa Ülkelerine benzetmeye çalışıyoruz. Ya da illaki bir şeyi bir şeye benzetmek zorunda mıyız? Oranın şartları ile Türkiye’nin şartları arasındaki farkları görüyoruz ve çoğunluk Avrupa Ülkelerindeki Sivil Toplumu seçmek daha havalı olarak görünen bir sistemin için içindeyiz. Oradaki iyi şeyleri alalım ama Türkiye de kısaca kendi ülkemizde farkındalıklarımızı farklı olduğumuzu görsek gözlerimizde ki veya kafalarımızdaki at gözlüğünü atsak veya bir şekilde kendimiz olabilsek “Türkiye de Sivil Toplum” daha farklı yerlerde olabilirdi. Düşünmüyoruz bir kere bir düşünmeyi öğrensek birbirimizin zihninde olan biteni anlayabilsek en azından anlamaya çalışmaya çalışsak bırakın Türkiye üzerinde Dünya üzerinde “Sivil Toplum” anlayışı içerisinde bir yeni bir başlangıç doğar yeniden küllerinden doğar belki bir bakmışsın devrim olabilecek düzeyde olur. Ama birbirimizin zihinlerinin içindeki dünyayı anlamı bırak, Düşünmekten, Konuşmaktan, Kendimizi, önce kendimize sonra başkalarına kendimiz olamıyoruz, kendimiz olmaktan korkuyoruz. Bir kendimiz olabilmeyi öğrensek Sivil Toplum denilen şey kendi başarıları ile sevinmek yerine başkalarının zihninin içinde yer aldığı derinliklere dalabilmeyi öğrendiğimiz an daha anlamlı olan kendimize bile itiraf etmekten korktuğumuz şeyi karşımıza alabiliriz. Ama korkuyoruz işte. Düşünmekten, konuşmaktan ve kendimizi ve başkalarını karşımıza almaktan

2.3.TOG’un Türkiye’nin değişimindeki rolü sence ne olmalıdır ?

Bazen bir güneş bazense güneşten öte bir şey senin umudunun bir parçasıdır. Umudunun bile ötesindedir hayatının en değerli kayıp yap-boz parçasıdır. Bir gün bir yerde umudunun en zayıf anında karşılaşır umudun gerçek anlamıyla onlarda. Sen hayatımızın ve hayatımın en önemli kayıp yap-boz parçalarından birisisin ve öyle kalacaksın. Seni bir şeye benzetecek olsam dediğim gibi kayıp yap-boz parçasına benzetirdim. İnsanlar sana ulaşmak istiyor evet ama en önemlisi sende insanlara ulaşmak istiyorsun.

2.4.TOG’un Türkiye’de sivil toplumdaki rolü sence ne olmalıdır ?

Bazen bir güneş bazense güneşten öte bir şey senin umudunun bir parçasıdır. Umudunun bile ötesindedir hayatının en değerli kayıp yap-boz parçasıdır. Bir gün bir yerde umudunun en zayıf anında karşılaşır umudun gerçek anlamıyla onlarda. Sen hayatımızın ve hayatımın en önemli kayıp yap-boz parçalarından birisisin ve öyle kalacaksın. Seni bir şeye benzetecek olsam dediğim gibi kayıp yap-boz parçasına benzetirdim. İnsanlar sana ulaşmak istiyor evet ama en önemlisi sende insanlara ulaşmak istiyorsun.

3.Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ilgili düşüncelerin…

3.1.Yönetim Kurulu üyesi olmak istiyorsun, nedenlerini paylaşır mısın ?

Belki yazdıklarım yetersiz kalacak, belki uygun bulmayacaksınız beni bu ekibe ama ben hayatımda hiçbir şekilde paylaşmadığım tek bir şeyi paylaşacağım sizlerle. Ben Toplum Gönüllülerine 2. Hande dönemine geçiş yaparak geldim. “Küllerinden yeniden doğmak” diye bir deyim vardır ya hani işte “Ben Küllerimden Yeniden Doğarak” kendi hayatıma 2.bir şans vererek geldim bu Dünyaya yeniden doğmuşçasına. Küçük bir çocuk gibi merak duygularımı yeniden kazanmışım sanki ve bazı şeyleri yeniden deneyim içinde yaşayarak öğreniyorum. Evet, ama bir gerçek var kesinlikle, ben 02.12.2015 14:33 sularındaki Hande değilim. Şu an kendimi her şeyden herkesten bakış açılarım ile konulara daha farklı bir yerde görebiliyorum. Dünyayı mı değiştirmek istiyorum? Hayır. Türkiye’yi mi değiştirmek istiyorum? Hayır. Sivil Toplumun kendisini mi değiştirmek istiyorum? Hayır! Kendimi her şeyden çok kendimi değiştirmek istiyorum. İnsanların zihinlerine ulaşarak o insanlara ulaşmak istiyorum. Eline alırsın bir kalem ve bir çizgi çizersin ve o çizgiye yön vermek istiyorum nereye gideceğine dair ne yapmak istediğine dair insanların zihnine karışarak onların kendi içlerinde kendilerine karşı bir anlam oluşturmak istiyorum. Anlamsızlığın içinde yaşamayı değil, kendimize bir anlam yükleyerek birbirimizin zihinlerine karışarak önce kendimizi ve sonra başkalarını anlamaya çalışmaktan başlayarak bir anlam yüklemek istiyorum anlamsızlığa.

“Karşılaştığımız herkes bizi icat eder.”

İçimizde bir yerlerde o kadar çok anlam vermeye çalıştığımız benliklerimiz var ki; ben her seferinde karşına çıkan insanlardan kendimizi yeniden keşfetmenin rüzgârının peşinde olmak istiyorum.

3.2.Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 5 yıl sonra nerede görmek istiyorsun ?

Toplum Gönüllüleri Vakfı 5 yıl sonra nerede olup olmaması değil de, şu an olmak istediği yerde mi? Toplum Gönüllüleri “Handeye, Hande olmasını öğreten bir şekilde Handeye Handeyi katan bir Toplum Gönüllüleri Daha farklı isimlere bir anlam katmasını kendi içlerinde özellikle anlam kattığını görmek istiyorum. Herkesin vardır bir hikâyesi ki birilerinin birilerine kendi hikâyesini oluşturmasını sağlayan bir Toplum Gönüllüleri görmek istiyorum Gelecekte tam 5 yıl sonra, belki 5 yıldan daha yakın bir yerlerde hayatlarına anlam yükleyen kendilerini kendisinin varlığına inanmak isteyen bir Gelecek görmek istiyorum. Bir Toplum ve Gönüllülerden oluşan bir Toplum Gönüllüleri görmek istiyorum.

3.3.TOG’da nelerin değişmesinin gerektiğini düşünüyorsun ve neler olduğu gibi değişmeden kalmalı?

Toplum Gönüllüleri diye bir şey var, içinde de gençler, yetişkin bireyler var. Kendince, kendi özgürlüğünü yaratan ve yaşayan yetişkin bireylerimiz gençlere yönelik içindeki gerçek gücü bulmalarını sağlayan bir ortam sunmak eğlenceli bir söyleşi vs. vb. ortamlar da yetişkin ve genç gönüllüleri bir araya getiren onları kendilerinde farklılığının kendi içlerinde dışarıya çıkan bir dünyanın, atmosferin derinliğinin içine girmelerini sağlayarak TOG içerisinde yenilikler meydana çıkabilir. Ki TOG yenililikleri her zaman kendi içinde veya dışında sever.

Herkesin vardır bir hikâyesi, olmak istediği ve en çok da oldurmak istediği bir şeyler vardır. Yetişkinsindir ama gençsindir fark etmez; Ne oldu da bir şeylerin farklı olduğunu gördüğünü, kendine kendi hikâyeni oluşturmana neden olan şeyleri gençlere özgüven olayının nasıl bir şey olduğunu aktarabilen yetişkinlerin Girişimci bir ruha sahip olmadan önceki hayatını hikâyeleştirme yöntemi ile gençlere “özgüven” konusunu kendi hikâyesini paylaştığında bu gençlerin gençliğinin varlığının altında görünmeyen kısmının atmosferinin de farkındalık kazanarak özgüven olayına özgüven kelimesine farklı anlam katmanın rüzgârının peşindeyim.

3.4.TOG’un ilkeleri ile ilgili düşüncelerin neler?  İlkelerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasına dair önerilerini paylaşır mısın ? 

7 yaşındayken öğrenmeye başlıyorsun bir şeyleri ve bir şekilde nasıl olduğunu anlamadan 77 yaşına geliyorsun ve hala öğrenmeye yeni başlayan küçük bir çocuk misali öğrenmenin verdiği sürecin içindesin. Hayat boyu öğrenmeye devam ediyorsun ve içinde hep küçük çocuk misali her şeyi merak eden bir küçük çocuk var ve o küçük çocuğu hissetmek ve hissetmelerini sağlayan bu ilkeyi kısaca “Yaşam Boyu Öğrenme” ilkesini benimseyerek hissettirebilmek için içimizde var olan “Merak” duygumuzu farklı bir boyuta yeniden oluşturmak ve yenilemek gerekir bazen..

4.Kendine Dair…

Kendini olumlu ve olumsuz yönleriyle anlatır mısın?

Kurduğum kelimelerim ile yaratıcı olduğum söylenir, kısaca buna edebiyatımın iyi olduğu söylenir, çizgilerin yönüne giden yolda da yaratıcı olduğum söylenir, sadece olaylara kendi zihnimden bakarak yaşamak istemiyorum, daha derinlere farklı insanların zihinlerinde ki duygu, düşüncelerde yaşayabilirim, çünkü bazen insana kendin olmak yetmiyor başkaları da olmalıyız başkalarını zihinlerini anlayabilmek için. Yetenekliyim bir konuda kimsenin fark edemeyeceği düşünce ve duyguları fark edebilme yeteneğim var. İnsanları tanıyorum, onlarla uzak ya da yakın bir ilişkimin olmasına gerek yok bir şekilde insanları tanıyorum ve hissettiklerine karşı his olmak istiyorum. Bana olan bir his var benim hissettiklerime karşı ve bense onun sayesinde başka insanların hislerine his olmak istiyorum. Ben bir sahnedeyim diyelim, karşımda milyonlarca insan var ve hepsi benim onların dikkatlerini çekmemi bekliyorlar ve ben ne yaparsam onların dikkat süreçlerini sıkılmalarına izin vermeden öyle bir şey yapmalıyım ki bütün dikkatleri ben de olsun, ben o seyirci kısımda oturan insanların dikkat süreçlerini tek bir kelime ile belki hiçbir şey yapmadan gerek kalmadan kendime doğru çekebilirim. Buna rol oynamak denmez, buna samimiyetim ile anlatacaklarıma karşılık onlarda bir merak uyandırma denir ve ben o insanlara samimiyetimi sunmak istiyorum sadece.

Kendimi olumsuz olarak görebildiğim bir nokta yok. Ama illa ki söylemem gerekiyor ise söyleyeyim; İnatçıyım bana olumsuzluklarla gelen bir şeyin peşinden ısrarla gitmek isteyecek kadar inatçıyım eğer olumsuzlarla gelen o şeyi gerçekten çok istiyorsam. Kalemim ile çizgilerimin yönüne giden çizgileri bir şekilde olumsuz yönde gelen sözler var ve bu beni o çizgilerin yönüne giden yolda olmak için bana daha çok güç katıyor. Ama kısaca ben bu kadar şeyi sizlerle paylaştıktan sonra olumsuz bir şekilde geri bildirim almışsam eğer hiç üzülmem çünkü bunu bir işaret olarak görürüm kendimde bir şekilde farkındalıklarımın farkında olduğumun içinde sanırken hiçbir şeyin farkında olmadığım anlamına gelir. Ve gerçekten üzülmem Toplum Gönüllüleri beni kapıdan kovsa bacadan girerim ne yapar eder. Ben kendimce eksiksem bir yerlerde bir şekilde düşüncelerde, duygularda onu tamamlamak için ben kendi küllerinden yeniden doğmuş biri olarak yeniden o küllerden doğabilirim.

6 Comments
  1. “Hissediyorum evet kesinlikle hissediyorum içindeki ilhamı. Kapatıyorum mesela gözlerimi ve zihnimde canlanan ruhuma, hücrelerime karışan ilhamın kendisini hissediyorum seni. Hiç tükenmeyecek olan o enerjini hissediyorum mesela. İçtenliğin ile attığın kahkahanı hissediyorum mesela. Gülümsemelerini hissetmek en çokta gülümsemelerinin derinliklerine saklanan ilhamını…”

  2. “Hayatında ilk defa başka bir insan özlemini duyan bir insanın gönüllülük sürecinin başlamasıyla birlikte önce kendi içindeki farkındalığının farkına varması ile birlikte daha önce hiç farkında olmadıkları bir durumun içinden çıkıp, kendinin kendisine olan farkındalıklarının oluşmasını sağlayan gönüllülük adımlarını başka farkındalıklarla birlikte yaşam alanını yeni farkındalıklarla güncelleyen kişinin yeni yaşam alanına adımlarının attığının başlangıcıdır.”

    • Eline bir kalem alırsın ve önündeki bir kağıda çizgi çizersin ve bir anda kalemin ucu biter ve çizgiler yarım kalır bu yolun tam ortasında aslında bu çizgiyi hayaline giden yolda kesilen umutların da var sayabilirsin ama aslında benim elimde bir kalem varsa kağıda çizilen o çizgiye yönünü bulmasını gideceği ait olduğu yeri bulmasını elimdeki kalemin gücünün enerjisinin gerçeğini yansıtabilmek beni yaşatan tek gerçek. Ortada bir ilham var ve ben bu ilhamın sonsuzluğunda elimdeki kalem ile çizginin gücüne kelimelerin gücüne yön olmak beni ben yapan tek gerçek.

    • Güzel yüreğimiz ile güzel kalplerimiz ile hep birlikte var olmak o güzel kalplerin arasında nefes almak birde…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir