Civan Ateş

fb

 Cinsiyet Kadın
 Örgütlenme Dicle Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu
 Eğitim Durumu Üniversite 3.Sınıf Öğrenci

1- Toplum gönüllüleri Vakfı Deneyimi

1.1.TOG ile tanışma hikayeni paylaşır mısın ?

Toplum gönüllüleri vakfını sınava hazırlandığım dönem kuzenimin çok aktif olmasından ötürü sık sık duyuyordum. Gençlere yönelik böyle bir vakfın var olması beni heyecanlandırmıştı. Gideceğim üniversitede dâhil olmayı düşünüyordum. Âmâ açıkçası bir yandan da o alanın beni tatmin edip etmeyeceğini, kendimi oraya ait hissedip hissetmeyeceğime dair çekincelerim vardı.  Dicle üniversitesini kazanınca koordinasyon merkezinin adresini aldım. Fakat benim ilk toplantıya katılmam üniversiteye gittikten yaklaşık 4 ay sonra oldu. Katıldığım ilk toplantıda, o zaman yaşadığımız süreçten ötürü yerelin ihtiyacı olan projeleri konuşmaya başlayıp çözüm üretmeye çalıştığımız noktada doğru bir yerde olduğumu hissettim.

1.2.TOG içerisinde yer aldığın etkinlik / faaliyetlerden bahseder misin ? (Yerel, Ulusal, Uluslararası)

Umudun Adı Çocuk (Geçtiğimiz dönemde yaşanan iç süreçten dolayı surdan bağlara göç etmiş ailelerin çocukları, bağlarda yaşayan dezavantajlı ailelerin çocukları ve yine bağlarda mülteci ailelerin çocuklarının bulunduğu bir okulda çocuklara yönelik sanatsal ve eğitsel etkinlikler yaptığımız bir proje)

Şırnak İçin Dayanışma (Geçmiş dönemde Şırnak, Cizre, idil gibi yerlerde yaşanan iç süreçten dolayı evini, umudunu, çocuğunu kaybetmiş zorlu kış koşullarında yaşamaya çalışan ailelere hem yanında olup hem de temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yaptığımız bir proje)

Dicle’nin Kadınları (Dicle tog da yer alan kadınlar ile bir araya gelerek güçlendirmek ve bu gücü sahadan kadınlar ile paylaşmak adına başlıklarını önceden belirlediğimiz bir takvim oluşturup 15 günde bir belirlediğimiz başlık doğrultusunda alanında uzman birilerini çağırıp söyleşi/sohbet tarzında gerçekleştirdiğimiz bir proje)

İnsan Hakları Paneli (Bölge olarak konuşulmaya en çok ihtiyacımız olan insan hakları konuşup, bilinçlendiğimiz bir panel)

Genç Kadın Fonu Projesi

Yüz Tog’un Gülümseme Katak yerel ATAK

Reng ü dengé civaké (Toplumun Sesi ve Rengi) ulusal ATAK (Toplumsal cinsiyet üzerine tiyatro gösterimi, sinema gösterimi, stopmotion ve daha birçok güzel etkinlikler ile konuştuğumuz bir ataktı.)

Basmane’de inecek var yaz dönemsel projesi (İzmir’de mültecilerin yoğun olarak yaşadığı basmane’de mültecilere yönelik çözüm önerilerinin konuşulduğu ve sahaya inerek birebir temas ettiğimiz bir dönemsel yaz projesi)

Sur’a Yardım projesi (Geçtiğimiz dönemde surda yaşanan iç süreçten dolayı sur ilçesinde yaşayan birçok insanın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yaptığımız bir proje)

Bayer Genç Bilim Elçileri ve Tohumları

Dünyayı Verelim Çocuklara (Sur’da yaşanan iç süreçten dolayı psikolojik travma geçirmiş çocuklara yönelik yapılan bir proje)

Bir Kalem Bir Gelecek

Kütüphane Haftası Etkinliği

2 Okul boyama

1.3.Eğer varsa, TOG içerisinde aldığın sorumlulukları yazar mısın ?

Geçen Yıl Dicle TOG Genel Eş Koordinatörlüğü

Umudun Adı Çocuk-Proje eş koordinatör

Şırnak için Dayanışma-Proje eş koordinatör

Sur’a yardım- Proje eş koordinatörü

Reng ü Dengé civaké(toplumun rengi ve sesi) Ulusal ATAK- İçerik ekibinde yer aldım

Basmane’de İnecek Var Dönemsel Yaz Projesi- İçerik ekibinde yer aldım

2 Okul Boyama ve Yenileme Yerel Atak- Eş koordinatörlük

1.4.Toplum Gönüllüsü olarak başına gelen ve paylaşmak istediğin ilginç bir hikaye var mı ?

Anlatacağım hikâye sizlere ne kadar ilginç gelir pek bilemiyorum ama yine de paylaşmak isterim. Yaklaşık 2 yıl önce bilim tohumları projesi için Eskişehir’e gitmiştim. Benim için asla unutamayacağım iyi bir deneyim yaşadım. Bilim elçileri deneylerini gerçekleştirmek için Eskişehir’de yola koyulduk ve mevsimlik çalışan mülteci ailelerin çalışmak için göç edip yerleştikleri yere vardık. Orda mülteci çocuklarla beraber deneyleri gerçekleştirmek için bir araya geldik. Fakat bir sorunumuz vardı çocuklar Türkçe ve Kürtçe bilmiyorlardı bizlerde Arapça bilmiyorduk. Ne yapalım? Nasıl yapalım? Diye düşündük ve orda Türkçeyi çat pat bilen birinin yardımıyla deneyleri anlatalım dedik fakat çeviriyi yapan kişinin Türkçesi iyi olmadığından konuşarak iletişimi pek sağlayamadık. Daha sonra çocukların çok hevesli ve heyecanlı olması bizim enerjimizi inanılmaz yükseltmişti. Bizlerde jest ve mimiklerle anlatmaya çalıştık. Hem çocuklar için güzel ve verimli bir vakitti hem de bizler için müthiş bir deneyimdi. Yani iletişim kurmak için sadece konuşmak gerekmiyor jest ve mimiklerle de iletişim kurulabildiği görmüş oldum ve bu  beni etkiledi.

2. Sivil Alan Deneyimi

2.1 Varsa, farklı sivil toplum kuruluşlarındaki deneyimlerini paylaşır mısın?

Aziz Nesin matematik köyünde çocuklara gönüllü ablalık yaptım.

 2.2.Dünya’da ve Türkiye’de sivil toplumun rolüne dair düşüncelerinden bahseder misin ?

Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman sivil toplum kuruluşlarının daha çok aktif ve gelişmiş bir yapılarının olduğunu görüyoruz.  Bunun en büyük nedeni ise demokratik bir kültürün yayılmış olmasıdır. Demokratik bir ortamda sivil toplum kuruluşları olabildiğince tüm olanaklardan yararlanabiliyor. Ayrıca bu ülkelerdeki yönetimler sivil toplum kuruluşları ile daha iyi ilişkiler kurabiliyor. Toplumdaki birçok soruna dikkat çeken, bireylerin dert ettiği noktalara yönelik çözüm üretmeye çalışan ve toplumu bilinçlendirmek, farkındalık yaratmak için sivil toplumun önemli bir alan olduğunu düşünüyorum. Fakat Türkiye’deki süreçten dolayı aktif olan birçok sivil toplum kuruluşu kapatıldı. Bu yüzden süreç öncesine oranla etkisi pek yok. Ama sivil toplum kuruluşlarının var olması gerekir. Çünkü dünyadaki değişim ve dönüşümde sivil toplum kuruluşları çok önemli bir yerde duruyor.

2.3.TOG’un Türkiye’nin değişimindeki rolü sence ne olmalıdır ?

Holiganlaşan, fanatikleşen, yakan, yıkan, araştırmayan, sorgulamayan, üretmeyen bir gençlik gerçeği yüz yüzeyiz maalesef. Genç nüfusun kendini var edebileceği, geliştirebileceği alanlar sunmak toplumun ve yönetimin en temel görevlerinden biri olmalıdır. Fakat Türkiye’de tüm bu alanlar kapatılmış ya da sınırlandırılmıştır. Hal böyle iken gençlik kendini var edemiyor, öz gücünün ve yeteneğinin farkında olmadan toplumun içinde sıradanlaşıp eriyip gidiyor. Toplum gönüllüleri vakfı toplumun bel kemiği olan, toplumu şekillendiren gençliğin kendilerini var edebilecekleri yaşam alanları için önemli bir destek ve geçiş noktasıdır bence. Türkiye’deki bu pasif gençlik algısını yıkmaya çalışan, gençliğin yanında olan, toplumu değiştirmek için gençlerden başlanılması gerektiğini bilen bir yerdir. Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın gençlerle ilgili tüm çalışmalarına ek olarak daha fazla hak merkezli çalışmaya yönelik eğitimler verilirse gençlerin değişim ve dönüşümüne daha fazla katkı sağlayacaktır.

2.4.TOG’un Türkiye’de sivil toplumdaki rolü sence ne olmalıdır ?

Bilinçli gençlik bilinçli toplum demek, bilinçli toplum ise bilinçli gençlik demektir. Bilinçli gençliğin sesini duyurabileceği alanlardan biride sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu noktada toplum gönüllüleri vakfının diğer sivil toplum kuruluşları içerisindeki rolü; gençlerin enerjisini toplumsal faydaya dönüştüren, tüm renkleri bir araya getiren aynı zamanda herhangi bir konuda farklılıkları tanıyarak ön yargıları kırma yolunda önemli adımlar atan, etki alanı oldukça geniş ve Türkiye’nin en büyük gençlik vakfı olmasından ötürü tüm sivil toplum kuruluşları ile tek  bir çatı altında koordineli bir şekilde yürüyebileceği bir yer. Asıl en büyük rolü ise gençlik vakfı olarak yaptığımız tüm başarılı çalışmalarla diğer sivil toplum kuruluşlarına rol model olmalı.

3.Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ilgili düşüncelerin…

3.1.Yönetim Kurulu üyesi olmak istiyorsun, nedenlerini paylaşır mısın ?

Toplumsal barış inancıyla bu alanda gönüllülük yapmak beni heyecanlandırıyor. Toplumun biz kadınlara yüklediği cinsiyetçi rollere ve eksik cins muamelesine inat özgürlüğün, yaşamın, renklerin olduğu bir alanda hem kadın hem genç hem de bir Kürt toplum gönüllüsü olarak karar alma mekanizmasında yer almak ve olabildiğince bu alana bir şeyler katıp kapmaya çalışmak istiyorum.

3.2.Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 5 yıl sonra nerede görmek istiyorsun ?

Toplum Gönüllüleri Vakfını 5 yıl sonra umuyorum ki toplumda yardım temelli çalışmalara ihtiyaç kalmamış hak temelli merkezli çalışan ve vizyonundan ödün vermemiş bir şekilde çalışmalarına devam ediyor olmasını, ayrıca ulaşmış olduğu genç sayısının katbekat artmış olduğunu görmek isterim.

3.3.TOG’da nelerin değişmesinin gerektiğini düşünüyorsun ve neler olduğu gibi değişmeden kalmalı?

Şu zamanda ihtiyacımız olan ve bizi en çok güçlendiren çalışmalar hak temelli çalışmalardır. Fakat zannımca topluluk olarak yardım temelli çalışmalara ağırlık verdiğimizi düşünüyorum. Yani bir okul boyamak, çocuklara hediye dağıtmak vs. gibi yardımlar birçoğumuzun da bildiği gibi geçici sadece birkaç saati doldurmak ve vicdanı rahatlamaktan öteye gitmiyor. Bizlere gelen birçok mesajda ağırlıklı olarak yardım temelli çalışmalara ihtiyaçları olduğuna yönelik talepte bulunuluyor. Ve gittikçe belli başlı kesimlerde özellikle vakıf yardım temelli çalışan bir yermiş gibi bir algı oluşmaya başladı. Tabi ki ihtiyaç var bu yardımlara yani gönül isterdi ki tamamen yardım kuruluşlarına ihtiyaç kalmasın. Ama biz gençlerin gücünün, enerjisinin özellikle hak temelli çalışmalarla faydaya dönüştürmesinin sorunu daha temelden çözeceğini düşünüyorum. Bu yüzden ‘Sadece yardım temelli çalışan’ bir vakıfmış gibi oluşan algının tamamen yok olmasını istiyorum. İnanıyorum ki gençlerin hak temelli yani daha çok çıktısı olan çalışmalar yapması ve var olan bütçenin büyük bir kısmını bu alanda harcaması vakfa olan ‘sadece yardım temelli çalışan’ bakış açısını değiştirecektir.

   Toplum Gönüllüleri Vakfının toplumsal barışı hedefleyen ilkelerinin birçok genci ortaklaştırıp bu alanda aktifleştirdiğini ve ilkelerin gerçekleştirilmesi yolunda bir dayanışma içerisinde olduklarını görüyorum. Bu dayanışmanın, hak temelli çalışmaları daha çok güçlendirip, anlamlandırdığını düşünüyorum. Demokrasi ve insan hakları eğitimi, anahtar eğitimleri, çocuk hak temelli eğitim ve hemen hemen diğer tüm eğitimlerde de yine biz gençlerin özne olması kişisel gelişimimize katkı sağlıyor. Akran eğitimleri ile gerçekleştirilen bu eğitimlerin hem katılımcıyı hem de eğitmenleri güçlendirdiğini ve öğrenme sürecini daha kolaylaştırdığına inanıyorum. Tabiri caizse toplumun motor gücü olan gencin vakfın karar alma mekanizmasında aktif rol üstlenmesi yani kendi ile ilgili karalarda söz sahibi olması, dahil oldukları projeleri hayata geçirme ve kendini o alana ait hissetmesi açısından önemli. Yani vakfın Hak temelli ilkeleri, Akran eğitimleri ve Gençlerin karar alma mekanizmasında yer alması gibi başlıklar özellikle var olması gerekir.

3.4.TOG’un ilkeleri ile ilgili düşüncelerin neler?  İlkelerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasına dair önerilerini paylaşır mısın ? 

Benim Toplum Gönüllüleri Vakfında yer almamın bu alanı benimsememin en büyük sebeplerinden biri insan hakları çatısı altındaki ilkeleridir. Maalesef ki Türkiye, hak ihlallerinin çokça yaşandığı bir yer.  Yani insan hakları daha çok yazıda kalan pratiğini pek görmediğimiz bir değer. Bu yüzden özellikle dezavantajlı grupların kendilerini var edebilecekleri ve ilkelerini pratikte de gösteren böyle bir vakıfta yer almaları ve kendilerini ifade edebilmeleri beni iyi hissettiriyor. Yerelde dert gördüğüm noktaları paylaştığım zaman benim ile beraber dert eden bireyleri bir arada görmek beni bu alana bağlıyor.

     Toplum Gönüllüleri Vakfının ilkelerinin benimsenmesi ve yaygınlaştırılması için sadece üniversite öğrencilerine yönelik değil aynı zaman da üniversiteliler dışında kalan ve iş hayatına yeni başlayan gençler içinde böyle bir alanda gönüllülük yapma fırsatı verilmeli. Toplumsal barışa inancı olan ve bunu vizyon etmiş bir vakfın çatısı altında üniversite okumayan ama böyle bir alanın varlığından haberdar olan gençlerin hem kendilerini geliştirebileceğini hem de kendilerini ait hissettikleri bir alanın olması ile vakıf ilkelerinin daha kolay aşılanacağını ve daha geniş kitlelere ulaşacağına inanıyorum. Yani tüm gençlere yönelik çalışan bir topluluk olması ile beraber daha fazla yaygınlaşacağını düşünüyorum

4.Kendine Dair…

Kendini olumlu ve olumsuz yönleriyle anlatır mısın?

İyi bir dinleyici, uyumlu ve insan ilişkilerinde başarılı olduğumu düşünüyorum. Aile içerisinde özellikle çok düşünceli bir yapımın olduğum sık sık dile getirilir. Ayrıca çok heyecanlı bir kişiliğim var bu yüzden tüm duyguları uçta yaşayabiliyorum. Çoğu zaman duygusal yönüm ağır basar. Hiç sevmediğim asla olmasını istemediğim özelliklerimden biri de kararsız olmam. Ayrıca kırılgan ve alıngan bir yapım var. Bir sorumluluk üstlenmişsem o sorumluluğu yerine getirinceye dek kafama takabiliyorum. Karşımdakine önyargı ile yaklaşmam. Güven ilişkisine önem veririm.

 

2 Comments
    • Hande Büber, hayalimden ziyade en büyük hedefim ve bu yolda bana ilham veren en önemli isteğim zorlu süreçlerden geçiyoruz ve toplumun birçok alanında kendimizi ifade edemiyoruz. Bu yüzdende fikirlerimizi dile getiremiyor, çok fazla önemsenmiyoruz. Toplumsal barışa gerçekten inanan ve bu çizgide ilerleyen gençlerin bulunduğu bir alanda sadece insan olduğumuz ve kendimize dair kararlarda söz sahibi olabildiğimiz bir yerde düşüncelerimizi dile getirebilmek ve şu sıkıntılı süreçte dayanışma ile hak savunuculuğu yaparak yaşadığımız şu dünyayı daha da anlamlandırmaktır amacım. Bende bu yolda diğer birçok genç gibi özne olmak isteyen gençlerden biriyim. Geçmiş günlerde yaşanan süreçten dolayı birçok travma yaşayan halkın umutlarını hala diri tutması benimde hedefime ulaşmamda bana umudumu yitirmemem gerektiğini öğretti. Bu yüzden bu alanda adım atabilme gücünü yine umudumun dipdiri olmasından ötürüdür. Ben bu hedefimi gerçekleştirebileceğime inanıyorum. Tüm alanlarda artık gerçekten yaşamın, özgürlüğün ve eşitliğin olduğu bir dünyayı düşlemek bana ilham veriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir