Cihan Yavuz

 

fb

 Cinsiyet Erkek
 Örgütlenme Niğde Toplum Gönüllüleri
 Eğitim Durumu Üniversite (Lisans)

 

1- Toplum gönüllüleri Vakfı Deneyimi

1.1.TOG ile tanışma hikayeni paylaşır mısın ?

2016 yıllının yaz aylarının bitmek bilmeyen tatili artık gerçek manasıyla can sıkmaya başlamıştı. Bir gün internette yine öyle boş boş gezinirken bir yazı dikkatimi çekti “SEN YOKSAN BİR KİŞİ EKSİĞİZ” ne demek bu acaba diye düşünürken detayları okudum ve Niğde Toplum Gönüllüleri Vakfı adında bir topluluğun var olduğunu ve herkesi aralarında görmek istediklerini gördüm ve gülümseyerek iyi bari bende gideyim de tam olsunlar bari dedim😊. Formu doldurduktan birkaç gün sonra telefonuma bir mesaj geldi “Ailemize hoş geldin bizler Niğde Toplum Göllüleri Vakfı’nın üyeleriyiz pazar günü bir toplantımız olacak katılmak ister misin” diye. Şehir dışında olduğum için “gelemiyorum diye mesaj atıp şehir dışında olduğumu belirttim”. Sonraki hafta yine bir mesaj aldım “Piknik yapacağız bizlere katılmak ister misin” diye. En başta utansam, istemesem de (Bu çocuk yemek ve eğlence için geldi diyecekler diye düşünüyordum 😊)kendimi piknik alanında buldum. Aralarında tanıdığım bir arkadaşım vardı ve bu beni aşırı mutlu etmişti aynı zamanda hemen orada geriye kalan herkesle tanışmama ve samimi olmama vesile olmuştu derken kendimi mangalın başında buldum, sonrasında halaylar top oynamalar oyunlar falan derken artık kendimi kaptırmıştım ve o günkü samimiyet beni bu kocaman TOG ailesinin içine adım atmamı sağlamıştı bile ben farkına varmadan.

1.2.TOG içerisinde yer aldığın etkinlik / faaliyetlerden bahseder misin ? (Yerel, Ulusal, Uluslararası)

-8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİ(Erkeklik istisnai bir durumdur fotoğraf sergisi düzenledik)

– HUZUREVİ ZİYARETLERİ (Ziyaret, Eğlence programları düzenledik)

– SEVGİ EVİ ZİYARETLERİ (Ziyaret, Eğlence programları düzenledik)

-REHABİLİTASYON MERKEZİ ZİYARETLERİ (Ziyaret, Eğlence programları düzenledik)

– SAKATLAR DERNEĞİ ZİYARETLERİ (Ziyaret, Eğlence, Basketbol maçları, Etkinliklerine destek verdik.)

– 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ ETKİNLİKLERİ(Hayat bayram olsa parçasının işaret dili ile söylenmesi, Empati parkuru, Bastonlar ile futbol maçı yaptık.)

-ARİEL-MİGROS KIYAFET PROJESİ(Proje kapsamında gelen giysiler yereldeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık)

– KÖY OKULLARINA KÜTÜPHANE OLUŞTURMA PROJESİ

-KİTAP OKUMA ETKİNLİKLERİ

-SOKAK HAYVANLARINA MAMA ETKİNLİĞİ

– BARIŞ BAHÇESİNDE ONE(VAN) ATAK

-KARABÜK ÖRGÜTLENMESİ İLE GETÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MEKTUP ARKADAŞLIĞI VE ALANYA’DA KAMP KURMA ETKİNLİĞİ

– KIZILAY’A TOPLU KAN BAĞIŞI

– KÖY OKULLARINA 23 NİSAN EĞLENCE PROGRAMLARI

– EĞİTİM SORUMLULARI TOPLANTISI

(kısaca Niğde TOG’da iki yıldır aktif rol almaktayım ve hemen hemen her etkinliğe katıldım)

EĞİTİMLER (TOG’da aldığım eğitimler)

– SARI ANAHTAR (Tog Oryantasyon)

– ANAHTAR EĞİTİMLERİ (mavi,kırmızı,yeşil)

– GENÇLİK VE SOSYAL HAKLAR ULUSAL YAYGINLAŞTIRMA EĞİTİMİ

– ÇOCUK HAK VE TEMELLERİ EĞİTİMİ

1.3.Eğer varsa, TOG içerisinde aldığın sorumlulukları yazar mısın ?

-Niğde TOG Eğitim Eş sorumlusu

– Hayat zor kutu oyunu oynatıcısı

– Cizre için Dicle TOG’un başlatmış olduğu kıyafet toplama projesi sorumlusu

– Niğde’deki Suriyeli ailelere kıyafet yardımı projesi sorumlusu

– Sakatlar derneği projelerinde proje sorumlulukları ve proje eş sorumlulukları

– Engeliler haftası projesi eş sorumlusu

–  23 Nisan köy okullarına eğlence projesi eş sorumlusu

–  Köy okullarına tiyatro projesi eş sorumlusu

1.4.Toplum Gönüllüsü olarak başına gelen ve paylaşmak istediğin ilginç bir hikaye var mı ?

‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ kapsamında bir etkinlik yapmak istedik.  ‘Erkeklik İstisnai Bir Durumdur’ fotoğraf sergisini üniversite alanında açmak istedik ama okulun bir kulübü olmadığımız için genelde o hal dönemi veya başka sebepler ile her izin isteyişimizde olumsuz cevaplar alıyorduk. Bir gün Adana’daki kuzenimin dükkanında çalışırken kıymetli bir abimiz gelip bir şeyler aldı. Kendisi ile tanıştık Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde okuyorum dediğimde sizin rektörünüz benim komşum dedi ve bir kağıt istedi, adını ve soyadını yazdı altına da “Deli Fişek” yazdı 😊. Bir gün bir işin düşerse rektöre bu kağıdı götür sana her türlü yardımcı olur dedi. Tabi aklıma hemen sergimiz geldi Niğde’ye geldiğimde koordinatörler ile konuştum ve bu defa kesin izin aldık kesin oldu düşüncesiyle, yine 4 arkadaş vardık rektörlük binasına. Deli Fişek abimizin selamı var Rektör Bey ile görüşmeye geldik dedik 😊. Bizlere Rektör Bey ile görüşeceklerini ve mümkünse bir randevu vermeye çalışacaklarını belirttiler. Bunun üzerine binadan çıkarken hemen birbirimize dönüp mafya mıyız ya Deli Fişek’in selamı varda ne demek oluyor diye gülüştük ve bu sefer tam batırdık diye düşünürken rektörlükten arama geldi “Rektör Bey müsait değilmiş ama Rektör Yardımcısı sizinle görüşecek rektörlük binasına gelebilir misiniz?” dediler. Tabi bizler mutluluktan uçacak gibi olduk hemen gittik. Rektör Yardımcısı buyrun sizleri dinliyorum ne istiyorsunuz diye sordu.  Bizler “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” için “Erkeklik İstisnai Bir Durumdur” adı altında bir fotoğraf sergisi yapmak ve farkındalık yaratmak istiyoruz dedik, ama demez olsaydık😊. Adam yaratmak Allah’a mahsus gençler sizler çok yanlış konuşuyorsunuz, buradaki herkes zaten bilinçli, sizler yanlış yerde yanlış şeyler yapıyorsunuz dedi ve ne kadar dil döksek de izin alamadık.  Ve etkinliğimizi çarşıda yapmak zorunda kaldık😊.

2. Sivil Alan Deneyimi

2.1 Varsa, farklı sivil toplum kuruluşlarındaki deneyimlerini paylaşır mısın?

HBAP vakfının sosyal medya sorumluluğunu üstlendim.

KOP genç kulübünün üyesiyim ve birçok eğitimlerini aldım ve aynı zamanda projelerine katıldım.

Stratejik Kariyer kulübünün yönetim ekibinde yer aldım.

Kızılay kulübünün üyesiyim.

Umuda yolculuk hareketi topluluğuna üyeydim.

LÖSEV kulübünün gerçekleştirmiş olduğu birkaç etkinliğe katıldım.

 2.2.Dünya’da ve Türkiye’de sivil toplumun rolüne dair düşüncelerinden bahseder misin ?

Sivil Toplum Kuruluşları ilk olarak batıda ortaya çıkmıştır. İnsanların köleleştirildiğini ve aslında insanların köle olmadığını, her bireyin haklarının var olduğunu, kadın ve erkeğin eşit olduğunu topluma ve dünyaya benimsetmeye çalışmışlardır. Türkiye’de ise son dönemlerde önem kazanmaya, aktif faaliyet göstermeye başladığını ve yeni gençliğin toplumsal barış, eşitlik ve adalet çağrılarıyla bir şeyler yapmaya çalıştığını düşünmekteyim.

2.3.TOG’un Türkiye’nin değişimindeki rolü sence ne olmalıdır ?

Toplum Gönüllüleri Vakfı Türkiye’deki her yere ulaşabilen, hemen hemen her gencin dikkatini çekebilen nadide STK’lardan biridir. Her geçen gün kendi benliğini ve içindeki gerçek beni, sevgiyi merhameti görmek isteyen insanlara bir rehber, bir yol gösteren olmalıdır. Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın büyümesi, toplumsal barış, din, dil, ırk, renk, mezhep gözetmeksizin aynı amaç uğruna toplandığını ülkemizin insanlarına duyurması gerekiyor. Bu ülkenin geleceği olan gençlerin her geçen gün biraz daha kendini kaybeden sapkın sokakların himayesinden kurtarılıp, o gençleri sosyal sorumluluk projelerine katılmaya teşvik edip, çeşitli eğitimlerle yaşam boyu öğrenme ilkesini aşılayıp, kendine faydalı ülkesine faydalı, topluma bir şeyler katan, toplumsal barışı benimseyen bir gençliğin oluşmasında destekçi olunması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye gibi gençliğin pek önemsenmediği bir ülkede ki her ne kadar katılmasam da bu tanıma TDK tanımı olarak (Gelişmesini tamamlamamış olan, zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy) gençlerin aslında topluma şekil veren, toplum üzerinde yadsınamaz bir etkiye sahip olduklarını düşüncelerinin, fikirlerinin bir araya geldiğinde daha yaşanılası bir dünya oluşturduğunun bilinmesi gerekiyor.

2.4.TOG’un Türkiye’de sivil toplumdaki rolü sence ne olmalıdır ?

Bence TOG isminin hakkını veren, gençlerin gözbebeği, topluma umut olan bir vakıf. TOG Mutlulukça ve Huzurca adında dillere sahip her koşulda güzellik dağıtan, herkesin yaşamak istediği, iyilik ve güzelliğiyle her bir yanı sarmış bir masal diyarı olmalı ve bizlerde o diyarın daha da güzelleşmesi için çaba gösteren insanları olmalıyız.

3.Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ilgili düşüncelerin…

3.1.Yönetim Kurulu üyesi olmak istiyorsun, nedenlerini paylaşır mısın ?

Niğde TOG’a katıldığım süre zarfında gerçekleşen hemen hemen her etkinliğe katılım sağlamaya çalışıp, her zaman bir sorumluluk üstlenme çabasında oldum. Katılım sağladığım her bir projede değinebileceğimiz daha çok konu olduğunu düşündüm. Katılmış olduğum her etkinlikte katılımcı arkadaşlarımla istişarelerde bulunup her birinden ayrı ayrı fikirler alıp, aynı zamanda da anılarıma anı, bilgilerime bilgi katma çabasında oldum. Bünyesinde görevler almaktan ve bu görevleri yerine getirmekten kıvanç duyduğum bu STK çalışmalarımın sadece bu gün ile sınırlı kalmayıp hayatım boyunca devam etmesini istiyorum ve bu yüzden STK’ların farklı işleyiş alanlarından biri olup karar alma mekanizmasına sahip olan yönetim kurulunda yer alıp kendimi mutlu, yaptığım işten zevk aldığım bir alanı deneyimlemek ve elimden geldiğince deneyimlerimden bir şeyler katmak istiyorum. Elimizi uzattığımız her kuru toprakta bir çiçek açtırabildiğimizi gördüm ve o toprağa değecek damlalardan biri olmayı istiyorum.

Toplum Gönüllüleri Vakfının Yönetim Kurulunda yer alarak aslında başka bir dünyanın mümkün, hatta var olduğunu herkese duyurmak istiyorum. Bunu biz gençlerin inşası için beklediğini görüyor ve bu inşada bende görev almak istiyorum diye haykırıyorum.

3.2.Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 5 yıl sonra nerede görmek istiyorsun ?

Vizyonumuz olan Toplumsal Barış çerçevesinde dünyanın dört bir yanına dağılmış, özellikle de insanlığın yozlaştırıldığı ülkelerde önemli derecede yol kat etmiş, halkın huzuru ve refahı için mücadele vermeye son sürat devam eden uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olarak görmek istiyorum.

DÜNYAYI DAHA İYİ BİR HALE GETİRMEK BİZ GENÇLERİN ELLERİNDE

3.3.TOG’da nelerin değişmesinin gerektiğini düşünüyorsun ve neler olduğu gibi değişmeden kalmalı?

Bence Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın gençlere bakış açısı, gençlere yüklemeye çalıştığı sorumluluk bilinci olduğu gibi kalmalı. Gençlerin toplumdaki yerlerini, varoluşlarını, düşüncelerini TOG sayesinde herkese daha hızlı bir şekilde duyurabileceğine inanıyorum. Ayrıca TOG sahanın gücünü kendisinden aldığı, gençler arasından seçtiği YK adaylarını TOG’un yönetim kuruluna dahil etmesi bunun en büyük adımlarından ve göstergelerinden biridir. Gençler kendilerine verilen bu değer ile özgüven sahibi olup hedeflerine koşabilmeye cesaret kazanıyorlar ve topluma faydalı birer birey olma çabasında emin adımlarla ilerliyorlar.

3.4.TOG’un ilkeleri ile ilgili düşüncelerin neler?  İlkelerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasına dair önerilerini paylaşır mısın ? 

TOG ilkelerininevrensele hitap etmesi TOG’u kalabalık bir kesim tarafından benimsenen güven duyulan bir vakıf haline getirmektedir. İnsanoğlu varoluşundan bu yana her zaman yeni şeyler öğrenme, yeni fikirler üretme çabası içinde olmuştur ve TOG’un Yaşam Boyu Öğrenme İlkesi bizleri sorgulayan, araştıran, daima bilgiye hazır bireyler haline getirip eğitimleri ile bilgimize bilgi katan bir STK olmuştur. Bizler her zaman bir ekip, grup çalışmasına ihtiyaç duymuşuzdur.Globalleşen dünyayla birlikte insanlar bireyselleşmeye başlamışlardır ve TOG Ekip Çalışması ilkesi ile bir nebzedahi olsa ekip çalışması, grup bilinci ve sosyalleştirme durumunu devam ettirmektedir. İnsanoğlunun bir diğer kilit noktası ise düşüncelerine saygı duyulmasıdır. TOGFarklılıklara Saygı düşüncesini yayarak insanlar arasındaki düzenin sağlanmasına katkı sağlamaktadır ve üyelerini bir gökkuşağı misali her renkten, her koşuldan bireyler olacak şekilde tek çatı altında toplamaktadır. Bir kişinin karşısındakinin farklılıklarına saygı duyması, bunu etrafındakilere de yaymasına ve genişletmesine olanak tanır, bu da daha huzurlu bir ortam sağlamaktadır. Şeffaf ve Hesap Verebilirlik İlkesine gelirsek destekçilerimizinbizlere sağladıkları yardımların nerelere nasıl dağıldığını birebir görme, ayrıntılarını bilme imkanı sağlamakta ve insanlara güven duygusu vererek katılımı arttırdığını ve artıracağını düşünüyorum.İlkelerin geniş bir kitle tarafından benimsenip kabullenildiğini düşünüyorum. İlkelerin yaygınlaştırılması için ise daha çok insanla iletişime geçmeli, daha çok anlatmalı, daha çok iyilik dağıtmalıyız. Yaptığımız projelerle, güzel düşüncelerimizle ve davranışlarımızlatoplumun daha büyük bir kesimine hitap edebiliriz.

Kısaca TOG ilkeleriyle toplumun her ferdine “SEN YOKSAN BİR KİŞİ EKSİĞİZ” demekte ve herkesi kucaklamakta.

4.Kendine Dair…

Kendini olumlu ve olumsuz yönleriyle anlatır mısın?

Öncelikle çok duygusal bir insanım çevremde gördüğüm en ufak haksızlık, eşitsizlik benim o günümün üzüntüyle geçmesi için yeterli bir sebeptir ve sanırım etrafımda mutsuz kimseyi görmek istemediğim için başkalarını mutlu etme çabasına giriyorum, çünkü çevremdeki insanlar mutlu olunca bende mutlu oluyorum. Belki de beni şekillendiren toplumdaki adaletsizliği fark etmemi sağlayan etkenin bu duygusal yapımın oluşu olduğunu düşünmekteyim.

Dost canlısı bir insan olup, çevremdeki insanlarla çok çabuk samimi olan, herkese güvenen bir kişiliğim mevcut ki çoğu zaman bu güvenimin zararlarını görüyorum maalesef iyi niyetimin suistimal edilişini görmek de gerçek manada beni çok üzüyor.

Kitaplar yeri geldiğinde içimi doya doya dökebildiğim, ve bazen bir şeylerden kaçarken sığındığım en büyük limanlarımdan biridir, beni hayattan soyutlayıp doğanın eşsiz senfonisi ile baş başa bırakır işte o zaman Didem Madak’ın şu dizesinde olduğu gibi “ Herkes çıkarsın kalbini o çirkin mücevher sandığından ve herkes onu birbirine fırlatsın Tanrım” diye bağırasım gelir nedense. Her zaman yeni bilgilere açık bir insanım ve öğrendiğim şeyleri mutlaka hayatıma da aktarmaya özen gösteririm. Azimli bir insanım bir şeyi gerçekleştirmek istersem sonuna kadar peşinden koşar elimden gelenin fazlasını yapmayı özen gösterir, mükemmeli yakalamaya çalışırım.

Her şeye pozitif bakan bir insanım, sürekli gülümseyen, enerjisi hiç bitmeyen ve her zaman, her durumda halay çeken biriyim hatta eğitimlerde ve ataklarda artık insanları halaydan bıktıran birisiyim(arkadaşlarım eğitimlerde bana halay başı rozeti takıp ve halay ile alakalı hediyeler dahi aldılar, kısaca ağlarken bile elime mendil verseler kalkıp halay çekerim 😊).

6 Comments
  1. Cok muhteşemsin cok güzel ifade etmişsin togu
    Ve togun yeniden seninle hayat bulacağına eminim
    Yolun acik olsun
    Her kurumuş toprağa senin gibi yeni bir fidan lazim.

    • Ali Yavuz çok teşekkür ederim güzel yorumun ve güvenin için, güvenini/güveninizi boşa çıkartmayacağım. Togu var eden ve Toga hayat veren sen, gönüllülük yapan bütün güzel yürekli ailemin fertleridir. Umarım hep beraber o kuru toplakları rengarenk bir çiçek bahçesi yapmayı başaracağız, her kuru toprağı yeşerteceğiz

    • Merhaba Hande 🤗. Öncelikle bu güzel sorun için çok teşekkür ederim. Beni gerçekten çok mutlu ettin böyle bir soru ile 🙏🙏. Benim ilham aldığım en büyük hayalim savaşın olmadığı, anaların ağlamadığı, çocukların ölmediği, silahlara gerek duyulmadığı, kadının şiddet görmediği, insanların aç kalmadığı, insanların insan olduğu için değer gördüğü, kimsenin ezilip dışlanmadığı, doğanın katledilmediği, hayvanların eziyet görmediği bir dünya benim en büyük hayalim. Kısaca vizyonumuz olan Toplumsal Barışın sağlandığı bir dünya hayal ediyorum ve bundan ilham alıyorum, güç alıyorum ve sanırım benim Toga dört kolla sarılmamın en büyük nedenlerinden biri de budur.

      Dünya hepimize yetecek kadar büyük neden paylaşamıyoruz ki…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir