Aydın Altunatmaz

fb

 

 Cinsiyet  Erkek
 Örgütlenme  Ankara Üniversitesi Toplum Gönüllüleri
 Eğitim Durumu Ankara Üniversitesi Zihin Engelliler Öğretmenliği 3. Sınıf

 

1- Toplum gönüllüleri Vakfı Deneyimi

1.1.TOG ile tanışma hikayeni paylaşır mısın ?

Geçen yılın kış dönemini Erasmus programı ile küçük bir Avrupa şehrinde geçirdim. Orada düşünecek, karşılaştırma yapacak bir hayli vaktim oldu. Bu düşünmelerin üzerine Türkiye’ye dönünce değişim yolunda bir şeyler yapmayı istemeye başladım. Ankara’ya döndükten sonra neler yapabilirimi düşünmeye koyulmuş iken bir arkadaşımın önerisi ile toga başlayıp AnkaraTog’un planlamakta olduğu mükemmel bir ulusal atağın içerisinde buldum kendimi. O gün, o ulusal atak benim tam olarak değişime gelişime büyük inançla sarıldığım bir ortam oldu. O günden bugüne kadar bu inancım artarak devam etti.

1.2.TOG içerisinde yer aldığın etkinlik / faaliyetlerden bahseder misin ? (Yerel, Ulusa, Uluslararası)

Patiatak- Hacettepe Tog ile 700 köpeğe bakılan Ankara’daki Patiliköy’ü ziyaret edip mama ve barınak sağladığımız 2 günlük bir yerel atak oldu.

AnkaraTog TATKATAK Ulusal Atağı – 5 8 Mayıs 2017 tarihlerinde Ankara’nın ılıca köyünde köydeki çocuklarla kültür-bilim-sanat temalı atölyeler yapıp okulun fiziksel şartları ile ilgili çalışmalar yaptık

Ankaratog 15. Yıl atağı – Tog’un kuruluşunun 15. Yılında 15 yıl önce ilk atağın gerçekleştirildiği Eskişehir’de bulunan Körhasan Köyü İlkokuluna gidip bir gün boyunca öğrenciler ile atölyeler yapıp okula çocuk kitapları ile bir kütüphane kurduk.

Sağlıklı Gençlik Hareketi – Kolaylaştırıcılık eğitimi

Sağlıklı Gençlik Hareketi – K.Maraş sağlıklı okul hareketi

Sağlıklı Gençlik Hareketi – Ş.Urfa Halfeti ve K.Maraş ulusal yaygınlaştırma oturumları

Geleceğe yön ver Mentörlük Projesi- Mentilik

19. Dönem Anahtar Eğitmen Eğitimi

Çeşitli şehirlerde anahtar eğitimlerinde kolaylaştırıcı olarak bulundum.

1.3.Eğer varsa, TOG içerisinde aldığın sorumlulukları yazar mısın ?

AnkaraTog İletişim Sorumluluğu

AnkaraTog Eğitim Sorumluluğu

28. Gençlik konseyi Organizasyon – Genel Koordinasyon Ekibi

1.4.Toplum Gönüllüsü olarak başına gelen ve paylaşmak istediğin ilginç bir hikaye var mı ?

26 Aralık’ta Tog’un 15. Yılında Ankaratog olarak Toplum Gönüllüleri’nin kurulduğunda ilk atağını gerçekleştirdiği, Eskişehir’de bulunan Körhasan Köyü İlkokulana atak yapıp oradaki öğrencilerle bir gün boyunca atölyeler yapıp bir kütüphane kurduk. 50li yaşlarda bir amca gelip bize ve tog yeleklerine baktı, sizden dedi; 15 yıl kadar önce yine gelmişlerdi, hep birlikte temizlemiştik buraları sonunda ve benim traktörle çöpleri atışımız dün gibi aklımda dedi. Sonra gitti ağır adımlarla, geride biz gönüllülerin parlayan gözleri kaldı. Koca 15 yıl geçmişti, o amca halen oradaydı, o okul halen oradaydı ve 15 yıl sonra yine gençler oradaydı. Farklı gençlerdi ama halen 15 yıl önce başlanan yolun o ilk heyecanını yüreklerinde sonuna kadar hissediyorlardı.

2. Sivil Alan Deneyimi

2.1 Varsa, farklı sivil toplum kuruluşlarındaki deneyimlerini paylaşır mısın?

İlgi Otizm Derneği – Derneğe bağlı özel eğitim okulunda gönüllülük.(2017-2018)

Özel Eğitimciler Derneği – Dernek işbirliği ile üniversitelerde her yıl düzenlenen özel eğitim öğrenci kongreleri organizasyonu.(2015-2018)

 2.2.Dünya’da ve Türkiye’de sivil toplumun rolüne dair düşüncelerinden bahseder misin ?

Sivil toplumun rolleri aslında doğrudan özel alan ve kamusal alan dediğimiz alanlar ile ilgili. Özel alan yani STK’nın kendini isimlendirdiği, durduğu yer olan ve STK’yı, üyelerini ve doğrudan ilgilendiği kişileri kapsayan daha çok bu alan ile ilgili çalıştığı kısım. Kamusal alan ise STK ne amaçla kurulmuş olursa olsun uzmanlık olanı ne olursa olsun kamusal alana, toplumsal yaşama dair yaptıkları. Türkiye’de daha çok STK’ların özel alana yöneldiklerini, kendi alanları üzerine çalıştıklarını ve kamusal alana daha az katkı sağladıklarını düşünüyorum. Dünya’da da benzer durumlar söz konusu olsa da bu iki alan arasındaki farkın daha az olduğu kanaatindeyim. STK’ların kendi özel alanlarından ziyade kamusal alana olan katkıları arttıkça toplumsal yaşamda görülen sorunların STK’lar aracılığıyla giderek azalacağını düşünüyorum.

2.3.TOG’un Türkiye’nin değişimindeki rolü sence ne olmalıdır ?

TOG’un Türkiye’nin değişiminde rolü hali hazırda da yaptığı gibi gençler üzerinden geleceğe dair ilerleyecektir. Bu ilerleyişin 15 yılda alınan yolun ulaşılan kişilerin büyüklüğü göz önüne alındığında bir kartopu etkisiyle güçlenip büyüyeceğini düşünüyorum. Hepimiz yerellerimizde küçük alanlarda başlattığımız büyük değişimler ile Türkiye’nin değişimine büyük katkılar sunuyoruz. Yine bu yerel temelli değişimler büyüyerek devam edip Türkiye’nin değişimini tamamlamalıdır.

2.4.TOG’un Türkiye’de sivil toplumdaki rolü sence ne olmalıdır ?

Tog Türkiye’de özel alanı gençlik olmasına rağmen kamusal alana da son derece iyi katkıları olan bir STK. Toplumdaki her türlü eşitsizliği ortadan kaldırmak adına yapılan projeler hem TOG’un bizzat çalıştığı gençler ile hem de dolaylı olarak dokunulan yüzbinlerce kişi ile çok iyi sonuçlar alıyor. Bu aktifliğine devam ederek Türkiye içerisinde sivil toplum kuruşlarına örnek olması ve yine sivil toplum kuruluşları ile ortak faaliyetler ile gelişmelerine de katkı sunmalıdır.

3.Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ilgili düşüncelerin…

3.1.Yönetim Kurulu üyesi olmak istiyorsun, nedenlerini paylaşır mısın ?

Toplum Gönüllülerine dahil oluğunuz, keşfettiğiniz anda aslında çok geçmeden ortaya koyduğunuz şeyler, çalıştığınız insanlar size nasıl farklı bir yerde olduğunuzu hissettiriyor. Toplumda alışılagelmiş şeylerin çok dışında olduğunuzu görüyorsunuz. Bugüne kadar farklı sebeplerle bırakın bir şeyler yapmayı, ortaya koymayı kendinizi ifade etme şansınız bile olmuyorken, doyasıya konuştuğunuz, her şeyi doyasıya dinlediğiniz çok güzel işler ortaya koyduğunuz mükemmel alanlarda buluyorsunuz kendinizi. Bu sebeple inanılmaz bir aidiyet hissi yaşıyor TOG için neler yapabilirim diye düşünmeye başlıyorsunuz. Ben de bu alana ilk adımımı attığım günden bu yana her zaman parçacığında bunu düşündüm. Fark ettim ki burada bulundukça TOG’a kattığım her şeyi kendime, kendime kattığım her şeyi TOG’a, çevreme, insanlara katıyorum. Bu döngü önüne geçebilecek hiç bir şey olmadığı için dönmeye başlayınca hiç hız kesmeyerek dönmeye devam eden gezegenimiz gibi hızından bir şey kaybetmiyor.

İşte bugün de TOG ile oturup birbirimize, gönüllülere, gezegene, insanlara ne katabiliriz diye düşünürken-iç dünyamda tabi- yönetim kurulu fikri kendini öne attı.

Yönetim kuruluna dahil olursam zamanı iyi planlayarak-önümüzdeki yıl okulum pek yoğun olmayacak.- yerellerinde örgütlenmelere her anlamda destek sunmak, yerel projelerde aktif olmak, örgütlenmeler arasındaki iletişimlere, birlikte ortaya çıkarılacak projelere katkı sunmak istiyorum. Ayrıca kendi özel alanım olarak tanımlayabileceğim, Türkiye’de çok güçlü bir geçmişi olmayan ve çok desteğe ihtiyaç duyan bir alan olan özel eğitime, zihin engelliler eğitimine dair vakıf çatısı altında güzel projelerin çıkması için alanlar yaratmaya çalışacağım.

3.2.Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 5 yıl sonra nerede görmek istiyorsun ?

Toplum Gönüllülerinin gençlerle birlikte güçlenerek çok hızlı şekilden değişen toplumsal ihtiyaçlara gençler aracılığı ile anında cevap verdiği, toplumsal hayatı her anlamda desteklediği Türkiye’de ve uluslararası alanda kendini güncelleyerek-ki gençler söz konusu olunca bu kaçınılmaz- büyük katkılar sağlayacak bir yerde olacağını düşünüyorum.

3.3.TOG’da nelerin değişmesinin gerektiğini düşünüyorsun ve neler olduğu gibi değişmeden kalmalı?

Toplum gönüllüsü gençlerin zaman zaman yerellerinde daha çok desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kaynak vs gibi bir destek değil. Türkiye’de ihtiyaçlar, bakış açıları ve karşılaşılan sorunlar şehirden şehire büyük değişiklikler gösteriyor. Toplum gönüllüleri ile tanışmış, enerjisi isteği yüksek gençler böyle sorunlarda ne yapacaklarını bulmakta zorlanabiliyorlar. Burada da deneyim aktarımı ve sahadan desteğin önemi ortaya çıkıyor. Bu anlamda genç YK’ların sahada daha aktif olarak gençlere destek vermesi de güzel bir yol olabilir.

Tog’da İlgi alanım bakımından birinci önceliğim eğitim olduğundan doğrudan eğitim boyutuyla ilgimi çekmişti tog, eğitim metodları çok iyi kullanılarak oluşturulan eğitim şekilleri ile gerek çalışanlardan gönüllülere gerekse gönüllüler arasındaki akran eğitimlerinde çok güzel bir geçiş sağlıyor. Uluslararası eğitim konferansında bu yıl doktora tezi olarak çalışılan ve ders imecesi olarak adlandırılıp Türkiye’de yenilikçi olacağı söylenirken aslında tog’un bunu yıllardır kullandığını farkettim. Tog bu yenilikçiliği eğitime ve projelere dair enerjisini hep korumalı ve katılan her genç ile bunun artarak devam edeceğine eminim.

3.4.TOG’un ilkeleri ile ilgili düşüncelerin neler?  İlkelerin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasına dair önerilerini paylaşır mısın ? 

Tog’un ilkelerinin anlaşılır ve çok iyi konumlanmış olduklarını düşünüyorum. İlkelerin anahtar eğitimleri dışında da toplum gönüllüsü gençlere geçişinin sağlanabileceği ortamlar yaratılabilir. İlkelerin daha somutlaştırıldığı, üzerine konuşulduğu videolar yayınlanması toplum gönüllüsü gençlerin ilkeleri daha iyi kavrayıp içselleştirmelerini hızlandırıcı bir etki gösterebilir.

4.Kendine Dair…

Kendini olumlu ve olumsuz yönleriyle anlatır mısın?

Aslında nelerin olumlu nelerin olumsuzluk yaratabileceği konusunda çokta kararlı sayılmam. Üniversite’de okuyor olduğum Zihin engelliler öğretmenliği bölümü ve tog ile ilgilenerek geçiririm genelde zamanımı. Genel olarak üretmeyi bir şeyler yapmayı seven biriyimdir. Sivil toplum ve Tog ile geç tanışsam da tanıştığım ilk günden beri bu alanda mümkün olduğunca çok şey ortaya koymaya çalışmam da bundan kaynaklı diye düşünüyorum. Hayatı, insanları birlikte bir şeyler yapmayı son derece severim. Tog ile tanıştıktan sonra önyargılarımın ne düzeyde olduğunu fark ettim. Eskiden çeşitli sebeplerle onlarca sebzeyi bile güzel değil, çok kötü duruyor falan diye tatmamıştım bile. Önce sebzelerden başladım ya bir bakalım nasıl bir şeymiş bu diye. Sonra çok sevdim o sebzeleri tek tek. Ardından tüm hayatıma yayıldı bu. Hayat birçok şeyi kendin deneyimlemeye başladığın anda mükemmel bir hal almaya başlıyor. Kendim hakkında çok da bir şey söyleyemem aslında belki, benimle ilgili soruları olanlar olur ise cevaplamaktan keyif alırım.

3 Comments
    • Merhaba Hande, soru için teşekkür ederim.

      Oturup hayal kuran biri olduğum söylenemez ama elbette hepimizin çeşitli konular kaynaklı hayalleri bulunur.

      Benim hayalim kısaca bilinç , bu üniversite bölümümü seçerken bir örnekle ortaya çıkmış ve hayatımın her alanına yayılmış bir konu.

      Üniversite için hazırlandığım dönemde bir haber gördüm gazetede, yoksul bir aile kendisine ve çevresindekilere zarar vermesin diye evlerine yaptırdıkları bir kafes içinde tutuyorlarmış zihin engelli çocuklarını. Hiç bir şey diyememiş donup kalmıştım o an. Aileye de bir şey diyemiyorsun çünkü ne yapacaklarını bilmiyorlar. O gün bu alanda çalışmaya bir şeyler katmak için uğraşmaya karar verdim.
      Bilgi ile bilinç arasındaki farkı da, bilgi bir konuda insana sunduğumuz sadece geçici süre işine yarayabilecek ne yapması gerektiği vs ilken bilinç, insana kazandırdığımız kendini güncelleyebilen o konu hakkında sürekli bilgi edinme ihtiyacı duyacağı bir beceri diye düşünüyorum.
      Sadece bu alanda değil yaşamın her alanında bilince ihtiyacımız çok yüksekte diye düşünüyor, herkesin önemli konularda bilinç sahibi olmasını hayal ediyorum.

      Başka sormak istediğin başka sorular olursa cevaplamak isterim.

      Sevgililerimle

  1. Merhabaa Aydınn 😊😊
    Senin kısa zaman içinde tog içinde ne kadar büyük istek ve hevesle çalıştığını gören biri olarak sana bu heyecanlı süreçte başarılarr diliyorum😊😊
    Togu ciddiye alıp elinden gelen herşeyi yapan birisi olduğuna defalarca tanık oldum. Umarım bu isteğin isteğin yaşamın boyunca devam eder. Sen kalbinde insanlara faydalı olma arzusu ile yaşan birisin. Bunu yk olarak bütün tog projelerinde göstermen dileğiyle .. 😊😊😊😊

    Başarılaaar dileriiim 😊😊

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir